DOKUZOĞUL EFSANESİ
Dokuzoğul, Giresun’un Bulancak ilçesi Erikli Köyünde bir mevkiinin adıdır. Bu köyde ve yol kenarında çok büyükçe ve yaşlı olup, heybet olarak emsallerinden farklı bir ulu ağaç bulunur. Söylenceye göre bu ulu ağacın hemen dibinde ve gölgesi altında dokuz tane küçük mezar durmaktadır. Burası eskiden beri yörede bir ziyaret olarak bilinmekte ve özellikle de çocuğu olmayan aileler tarafından ziyaret edilmektedir.
Dokuzoğul mevkiinin, dolayısıyla da Erikli köyünün dilden dile anlatılan bu ilginç hikayesi ise şöyledir.
Evliliklerinin üzerinde epeyce zamanlar geçen fakat bu süre içinde çocukları olmayan bir karı koca, yıllar yılı Erikli Köyündeki bu ulu ağacın altında yaratıcıya yalvarırlar. Günün birinde bu duaları kabul olur. Doğan ilk çocuklarından başka, sırayla ve hepsi de erkek olmak üzere dokuz çocuk sahibi olur bu aile.
Çocuklar büyürken ve boy boy, sıra sıra olmuş haldeyken, günün birinde aksakallı bir ihtiyar gelip bu çocuklardan bir tanesini ister. Amacı ona odun taşıtmaktır.
Beklemeyle geçen uzun yıllarn sonunda kavuştuklan bu dokuz tane erkek evladından hiçbirine kıyamaz, hiçbirini de ihtiyara vermez babaları. Fakat bu olayın sonrasında, akıp geçen zaman içinde dokuz tane çocuk sırasıyla ve hiç bilinmeyen nedenlerle ölür. Acılı baba evlatlarım her seferinde ama büyük acılar içinde ve sırayla köydeki bu ulu ağacın altına defneder. O zamanlardan sonra da bu bölgenin adı “Dokuzoğul” olarak kalır.
Bugün bile halen, Dokuzoğul denilen bu yer; evlenemeyenlerin, hastası olanların, çocuğu olmayanların gelip dualar ettikleri ve dileklerinin kabulü için ziyaret ettikleri bir mekândır.
GELİN KAYASI EFSANESİ
Bulancak ilçesi İnece köyünde geline benzeyen bir taş vardır. Yıllar, çok yıllar önce bu köyden gelin gidecek bir kız, rivayete göre fakir babasından birçok isteklerde bulunmuştur.
Alıp götürecegi çeyizinden başka, eline ne geçtiyse yanına almaya çalışmış, en son olarak da ihtiyar ve fakir babasından onun sahip olduğu en değerli malı olan değirmen taşını da istemiştir.
Kızının bu bitmek tükenmek bilmeyen istekleri ile sabır sınırlarını zorlayıp aşan dertli baba da ona giderayak o kızgınlıkla beddua etmiş. Ona: “Götürdüklerinle birlikte ve o değirmen taşı gibi taş ol!” demiş. İşte bu köydeki Gelinkaya efsanesi ve artık taşa dönmüş gelin ve atının yanında bulunan eşyaların sırrı da budur.
