Görele

SİSDAĞI KANLIKAYA EFSANESİ

Sisdağı Trabzon ve Giresunluların kullandığı tepesinden sislerin eksik olmadığı bir dağdır. Anlatıldığına göre; Sis Dağı’nın zirvelerine yakın bir seviyede her zaman sis yığılır, göllenirmiş. Ancak dağın üstü açıklık ve güneşlik olurmuş. Yörenin yabancısı olan iki misafir arkadaştan birisi diğerine:

Yahu, bu nedir? demiş…Öteki:

– Deniz, demiş…Diğeri:

-Öyleyse gel denizde yıkanalım, demiş. Elbiselerini çıkarmış ve kendini Sis Dağı’nın kayalıklarından aşağıya suya dalmak niyetiyle bırakmış. Bırakır bırakmaz gözden kaybolmuş. Duman çekilip sis dağıldıktan sonra bir de bakmışlar ki, denize atlayan genç kayalığın dibinde parçalanmış, kanları bütün kayalıkları kırmızıya boyamış.

Bu olay çevre insanlarını çok üzmüş ve dilden dile, köyden köye anlatılır olmuş. Bundan sonra Sis Dağı’nın doğuya bakan kayalık uçurum kısmına “Kanlıkaya” adı verilmiş.

Kanlı kaya, aslında bir dar bölgenin adı değil, Kabalak başından itibaren başlayan ve Kalpak kayada son bulan kayalar silsilesinin adıdır.

GELİNKAYA EFSANESİ

Genç bir gelin, çocuğuyla beraber Sis Dağı’nın yamaçlarnda ineklerini otlatmaya gider. “Sarıkız” denilen ineklerden biri çok hoyrat, ötekilere uymayan, onlardan ayrılıp ormanın derinliklerine giden bir hayvandır. Gelin, bebeğini emzirirken Sarıkız, kaşla göz arası yok olur. Genç gelin, ineğin yokluğunu geç fark eder ve hemen aramaya koyulur. Kızcağız Sarıkız’ı bulabilmek için Sis Dağı’nı dolanıp durur, bakmadık yer bırakmaz. Ne var ki, Sarıkız’ı bir türlü bulamaz.

O olmadan eve nasıl giderim diye korkmaya başlayan gelin, karanlık çökene kadar onu aramaya devam eder  fakat sonuç değişmez.

En sonunda bu duruma dayanamaz ve “Tanrım ya beni kuş et uçur, ya da taş et dondur!” diye dua eder. Duası kabul olan gelin, orada taş kesilir.

ÇOBAN KAYASI EFSANESİ

Vaktiyle koyunlarını otlatan bir çobandan nur yüzlü bir ihtiyar, acıktığını söyleyerek, yiyecek ister. Çoban ihtiyara yiyeceğinin olmadığını söyler.

İhtiyar, “Yiyeceğin yoksa şu koyunların sütünden ver.” der.

Çoban, “Koyunların sütü yok, olsa da zaten veremem, koyunlar benim değil.” der.

Çobanın yalan söylediğini anlayan ihtiyar, “Allah seni ve koyunlarını taş etsin. Elindekini ihtiyacı olanlara vermeyenlere örnek olsun.” der.

Çoban o anda koyunlarıyla birlikte oracıkta taş kesilir.

Aslında ihtiyar Hızır’ın ta kendisiymiş.