Fransa’nın,
Paris’in simgesi.
Kızım gitti geçenlerde.
Giriş 33 Avro imiş.
Eyfel’e özel hediyelikler de varmış.
En ucuzu hatıra para imiş.
O da 3 Avro.

Ne hizmeti alıyor turistler.
Zirveden görülen Paris manzarası,
Gece harika bir aydınlatma.
Kızım çatıdan Paris’i seyrederken tanık olduğu bir konuşmayı aktardı.
“Adamlar demir yığınını satıyorlar”
Demiş biri.
Bakış açısı tabiki.
Bende ekleme yapayım biraz.
Adamlar demir yığınını sattığına göre,
Biz GİRESUN ADASI’nı satamaz mıyız?
Üçbin yıllık fiziki yapısını,
Üçbin yıllık tarihi, sosyal ve kültürünü,
Satamaz mıyız?
Satarız aslında.
Ama turizme bakış açımızı biraz değiştirmemiz lazım.
Tekneye doldurup,
Hopa şinanay şinanay müziği eşliğinde değil tabiki.
Daha nitelikli,
Coğrafyası,
Fiziki yapısı,
Tarihi,
Sosyal,
Ve kültürel,
Özelliklerini ön plana çıkartarak.
Ada turu haftalar,
Aylar,
Hatta yıllar öncesinden satılabilir mi?
Satmak için ne yapmak lazım?
Yapılan yatırımları indir bindir gibi mi kullanacağız?
Sahi adaya ne yapılıyor şuan?
Bir plan gören var mı?
Giresun kamu oyu ne kadar aydınlatıldı?
Yapılanlar adanın coğrafi yapısına,
Sosyal, tarihi ve kültürel yapısına ne kadar uygun?
Turist adaya yığıldığında,
Bir zarar verilecek mi?
Verilecekse ne kadar zarar verilecek?
Hesaplar yapıldı mı?
Yoksa aman ne zararı,
Biz gelen turist sayısına mı bakarız diyeceğiz.
Neyse.
Uzatmayalım.
Nedim.
Ne zaman adam oluruz?
Ortak akılla hareket etmeyi öğrendiğimizde.
Hadi kalın sağlıcakla.
Not: El demir yığınını satmış. Biz HAMZA TAŞINI hayda hayda satarız.

DOĞAYEN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
