Sinirotu


Bugünkü otumuz biraz sinirli.
Zaten yolda giderken hemen pantolonun paçasında tuttu.
Sinirli sinirli,
Beni niye görmedin,
“Her herde varım diye mi?”
Hesap sordu sanki.
Sinirli ot derler,
Yara otu,
Damar otu derler.
Bizde çıban patlatmada,
Böcek sokmalarında kullanırız.
Ama çayını içen,
Salatalarına ekleyen,
Dolmasını da yapan çoktur hani.
Çok diye pek değer vermez,
Aman der geçeriz yanından.
Ama geçmeyin artık.

Bir efsaneye göre sinir otu, sevdiği adamın yolunu gözleyen ve yol kenarında beklerken sürekli ağlayan sadık bir genç kızdır. Tanrıça Demeter, kızın bu üzüntüsünü görünce onu yol kenarlarında her daim var olan ve üzerine basılsa da ölmeyen bir bitkiye dönüştürmüştür. İsminin Latince “ayak tabanı” anlamına gelen planta kelimesinden gelmesi ve sürekli yollarda “ayak altında” olması bu hikayeyle ilişkilendirilir.


A vitamini,

B6 ve B 9 vitamini


C Vitamini,

K vitamini


Kalsiyum,

Magnezyum,

Demir,

Çinko ve selenyum,


Potasyum zengini.

Gelelim faydalarına,

Kuru öksürük, bronşit ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarında mukusu parçalayarak nefes almayı kolaylaştırır.

İçerdiği allantoin maddesi sayesinde küçük kesikler, sıyrıklar, böcek sokmaları ve çıbanların hızlı iyileşmesine yardımcı olur.

Kabızlığa iyi gelir, mide yanması, gastrit ve ülser gibi mide rahatsızlıklarında destekleyici rol oynar.

Vücuttaki bakteri ve mantarlarla savaşarak enfeksiyon gelişimini önleyebilir.

Egzama ve mantar gibi cilt kaşıntılarını yatıştırma özelliği vardır.

Diüretik etkisiyle vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur.

Kaynatılıp soğutulan suyu, çapaklanma ve arpacık gibi göz sorunlarına pansuman olarak kullanılabilir.

Daha saymayayım.

Gerisine siz bakın, araştırın.

Bundan sonra ot diye bakıp geçmeyin.


DOĞAYEN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın