GÜL Gibi Pazarlamak…

Seyahatlerimde  oldum olası yerel mekanları ziyaret etmeyi ve yerel yemekleri denemeyi severim.

Bu seyahatimde yolum Isparta’dan geçti.

Isparta’nın il sınırından çıkışlarına kadar ana ürün gül olmak üzerine birden fazla üretim ve pazarlama tesisleri var idi. Hem ziyaret  he de biraz gül üzerine alış veriş yapmak için rast gele bir tanesine girdim. Burada gördüklerimi ve izlenimlerimi fındığı özele alarak aktarmak isterim.

Evet gördüğüm kadarı ile Isparta’nın gözünün nuru GÜL. Ziyaret ettiğim mekanda ana özne gül olarak alınmış. İkinci ürün olarak da LAVANTA.

Gül üzerine başlamak gerekirse;

Gül lokumu,

Gül kolonyası,

Gül şampuanı,

Gül losyonu,

Gül kremi,

Gül reçeli,

Gül pekmezi,

Gül Sabunu,

Gül KAHVESİ,

Devamını hayal gücünüze göre siz ekleyin. Mutlaka vardır.

Dedim ya ikinci ürün lavanta. Lavanta içinde hayal gücünüzü de katarak gülden yapışan ne varsa yapmışlar.

Üçüncü,  dördüncü ürünleri incelediğimizde karşımıza çam kozalağı, mürver otu, dut, ceviz, incir, kantaron, nane gibi ağaç, meyve ve otsu bitkilerden yapılan ürünler karşımıza çıkıyor. Hele en ilginci ise acı kırmızı biber reçeli ve nane pekmezi  ki tam bir ticari zeka olarak yorumluyorum.

Gelelim konumuza ve sorumuzun cevabına. FINDIĞI, GÜL  GİBİ NASIL PAZARLARIZ?

Öncelikle Giresun’da ana tema fındık olmak üzere hangi ürünlerin pazarlanabileceğinin araştırılması ve bu ürünlerden mamul edilecek ürünlerin neler olabileceği ortaya konmalıdır. Ki bana göre yöntem çok basit ve Isparta örneğinden daha zengin bir yapı ortaya çıkıyor.

Özne de fındık olmak üzere kiraz, çay, dut, ceviz, kokulu üzüm, armut ve elmalar olmak üzere Giresun dağlarında yetişen yüzlerce doğal bitki. Devamını siz ekleyeblirsiniz. Bir avantajımız daha var ki o da bir çok ürünümüz coğrafi işaret belgeli ve Giresun’a özel. Ki Isparta’daki dükkanda gördüğüm yabani bitkilerden yapılan ürünlerden daha fazlasını Giresun ve GİRESUN’lu üretebilir kanaatindeyim.

Neler üretilebilir? Sorusunun cevabı ise basit. Acilen biraz kopyacılık ile çözülebilir diye düşünüyorum. Gül gibi düşünerek, gül gibi pazarlayarak.

Gül dükkanları hep yol kenarında. Tabi Isparta’da arazi sorunu yok. Ama sayın yetkililerimiz karayolları ile yapılacak ortak bir çalışma ile yer sorunu çözülebilir. Böylelikle fındık üretimi ile ilgili tesisler sahil yoluna inerek Piraziz sınırından Eynesil’e kadar  ürünlerimiz görünür hale gelir ki bizimde GÜL dükkanları gibi FINDIK DÜKKAN’larımız olur.

Çok mu zor?

Zor elbet.

Yok emin olun çok zor değil.

Bu tür çalışmaları devlet çeşitli hibelerle destekliyor.

Bir çok belediye kadın kooperatifleri kurarak üretimlere başladılar zaten.

Bir çok girişimci kendi çabaları ile çok yol katettiler.

Giresun Üniversitesi’nde tema FINDIK olarak belirlenince güzel çalışmalar başladı.

NE YAPMALIYIZ?

Fındık dükkanlarını sahil yoluna indirmeliyiz.

Üniversite, kadın kooperatiflerini ve fındık ürünleri imalatçılarını bir araya getirmeliyiz ki ortada ne var görmeliyiz. Gerekirse üretimde iş bölümü yapılarak ürün çeşitliliğini artırmalıyız.

Hepsinden önemlisi hiç kimse kamu kaynakları ile kendi rüyasını, hayallerinin peşinde koşmamalı.

Herkes GİRESUN için aynı rüyayı görmeli.

Nedim.

Dedim işte.

Hadi kalın sağlıcakla.


DOĞAYEN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın