Çuha Çiçeği

Baharın müjdeleyicisi olarak bilinen, kış sonundan ilkbahar ortasına kadar rengarenk çiçekler açan ve Giresun’da fındık bahçelerinin süsü dayanıklı bir bitki Çuha çiçeği.

Sarısı vardır, kırmızısı vardır. Yaprakları marula benzer. Bu nedenle Giresun’da bir çok yerde Marul olarak bilinir Çuha. Kıtlık zamanlarında çorba yapılarak tüketilmiştir. Dereli Heydere köyünde görüştüğüm bir nine babalarının Kurtuluş Savaşına gittiğinde açlıkla mücadele etmek için çorbasını yaptıklarını anlatmıştı bana. Denedim bende ama biraz acı olmuştu. Sonra Yağıldere’de görüştüğüm bir hanımefendi de çorbasını yaptığından bahsetmişti. Tarifini alırken hatamı yakalamıştım. O bir taşım kaynattıktan yani acı suyunu aldıktan sonra çorbasını yapıyormuş.

Çocukluğumun zıpçığıydı çiçeği. Koparıp nektarını emer, düdük gibi öttürürdük Çuha çiçeğini.

Son zamanlarda gastronomide salatalar doğal çiçeklerle süslenmeye başladılar. Yenilebilir çiçeklerle. Aslında Çuha çiçekleri de salataya yakışır hani. Uzmanları denese iyi olur aslında. Giresun’da sahilden yaylaya kadar bir iki aylık süreçte rahatlıkla bulunabiliyor aslında.

Mitolojide de yerini bulmuş Çuha çiçeği. Çuha çiçeği, baharın gelişi, gençlik, aşk ve yeniden doğuşun simgesi olarak kabul edilir. İrlanda ve Galler geleneklerinde, geniş çuha çiçeği kümelerinin peri krallığına açılan gizli kapılar olduğuna inanılır. Efsaneye göre , bir çuha çiçeği yerseniz perilerin görebildiğine, beş tanesini bir araya getirip sihirli bir taşa dokundurursanız peri dünyasına girilebildiğine inanılır.

Yunan mitolojisinde bu çiçeğin felç dahil her türlü hastalığı iyileştirebilecek ilahi bir güce sahip olduğuna inanırlarmış. Ayrıca, baharın dönüşünü simgelediği için yeraltı kraliçesi Persephone ile de ilişkilendirilmiş.

Hıristiyan mitolojiden göre Aziz Petrus, cennetin anahtarlarını kazara yeryüzüne düşürmüş ve anahtarların değdiği yerde ilk çuha çiçekleri bitmiştir.

İskandinav mitolojisine göre Çuha çiçeği, güzellik, aşk ve doğurganlık tanrıçası Freyja‘nın çiçeği olarak kabul edilir. Onun sunaklarına çuha çiçekleri bırakılarak kutsarlarmış.

Türk kültüründe nevruz çiçeklerinden birisidir çuha çiçeği. Karların arasından ilk baş veren çiçeklerden biri olduğu için “Nevruz Çiçeği” veya “Baharın Habercisi” olarak görülür. Doğa ana olan Ötüken‘in uyanışını, yerin ve göğün birleşerek bereketi başlatmasını simgeler.

Bakalım mı şimdi de vitamin ve minerallerine. Baktıktan sonra siz karar verin tüketip tüketmeyececeğinize. A, B grubu, C ve E vitamin deposu, Kalsiyum, Potasyum, Magnezyum, Demir ve Çinko deposudur Çuha.

İnsana faydası var mıdır? Varmış var. Bakalım sırasıyla nelere faydalı.

İçeriğindeki GLA (Gama-Linolenik Asit) sayesinde adet öncesi gerginlik (PMS), göğüs ağrısı ve menopoz semptomlarının (sıcak basması gibi) hafifletilmesinde çok etkilidir.

Cildin nem dengesini korur, elastikiyetini artırır. Egzoz, sedef ve akne gibi iltihaplı cilt sorunlarının iyileşmesini hızlandırır.

Anti-enflamatuar (iltihap giderici) özelliğiyle romatoid artrit kaynaklı eklem ağrılarını ve sabah tutukluğunu azaltmaya yardımcı olur.

Kan akışını düzenleyebilir ve kolesterol seviyelerinin dengelenmesine katkı sağlayarak damar sertliği riskini düşürebilir.

Diyabetle ilişkili sinir hasarlarını (nöropati) hafiflettiği ve sinir iletimini desteklediği bilinmektedir.

Zengin yağ asitleri sayesinde saç dökülmesini azaltabilir, tırnakların kırılmasını önler.

Çay formunda tüketildiğinde, balgam söktürücü özelliğiyle öksürük, bronşit ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına iyi gelir.

Daha saymayayım. Meraklı olan araştırsın.

Nedim.

Siz siz olun doğada gördüklerinize ot deyip geçmeyin.

Emi.


DOĞAYEN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın