Artık Mantar Zamanı

Giresun’da artık mantar zamanı. Mayıs ayının ortalarına doğru çayır ve ağaç mantarları ile başlayan mantar, artık ilin sahil ve orta kesimlerinde neredeyse tüm çeşitleri ile ormanları doldurdu.

Mevsimin yaz olması ve özellikle bayram tatili dolayısıyla Giresun ilinin ziyaretçi sayısı arttı. Tabiki de ilin meşhur tabiat parkları ve piknik alanlarının orman içinde ya da kıyısında olması nedeniyle buraların yoğunluğu da arttı. Ziyaretçiler ormanlarda yüzlerce çeşit mantarın tanıdıklarını sanarak peşine düştü. Tabi ki de bu arada zehirlenme vakaları da arttı.

Mantar toplar iken dikkatli olunması gerekiyor. Özellikle şehirlerde yetişen yada köyde olmasına rağmen mantar kültürü olmayan kişilerin kesinlikle toplamaması gerekiyor. Hatta bu konuda uzman olduğunu iddia eden kişilerinde çok dikkatli davranması gerekiyor. Öyle ki mantarların bir çoğu bir birine çok benzerlikler içerebiliyor. Sonuç bazen türüne göre iki saati geçmeyen ölüm ya da karaciğer ve böbrek yetmezliklerine en hafifi ise ağır sindirim bozuklukları.

Mantar toplamayı ve taze olarak tüketmeyi çocukluğumdan beri çok severim. Usta çırak usulü öğrendim mantarcılığı. Zamanı geldi ve siftah edelim diye ormana gittim bu hafta sonu. Biraz erken girmişiz ormana. Mevsim tam başlamamış. Ama Çörek mantarı türü olan Çam Çörek Mantarını ( Boletus pinophilus) kaçırmışız. Bir diğer tür olan Hakiki Çörek mantarından (Boletus edilus) iki adet bulabildik. Onlarda da kurtlanmıştı. Almadık.  Öyleki Çam Çörek Mantarını (Boletus pinophilus) devasa boyutlara ulaşmış ve öylece kurtlanmış. Bize sadece 5-6 adet toplamak nasip oldu. Eve gelince sürpriz ile karşılaştık. Aldıklarımız da kurtlu çıktı, maalesef.

Ormanı gezer iken kanlıcalara rast geldik. Hani kesilince turuncu sütü akan. Çok bulamadık ama tahminimce bir türü Ladin Kanlıca Mantarı (Lactarius deterrimus), diğeri Çam kanlıca mantarı (Lactarius deliciosus) olsa gerek. Ladin ve çam ağaçlarının altlarında bulduk. Ama kanlıcalar bize sürpriz yaptı. Kök kısımlarında kurtlanma görmediklerimizi toplamamıza rağmen şapka kısımları kurtlanmıştı. Eve geldiğimizde temizlerken hepsini atmak zorunda kaldık. Kısmet değilmiş.

Günün süprizi bizim Tavuk mantarı dediğimiz meşhur Kazayağı mantarı (Cantharellus cibarius) oldu. Her zaman bulunduğu yerlerde sıra halinde yetişen bu mantar bize de altın sarısı rengini gösterdi. Sıra sıra epey bir miktar topladık.

Yeter dedik ve eve döndük. Mantarlarımız temizledik. Sadece Tavuk mantarları elimizde kaldı. Onu da afiyetle yedik.

Nasıl mı?

Bir baş soğanı ince ince doğradık. Tereyağında pembeleşinceye kadar kavurduk. Daha sonra biraz irice Tavuk mantarımızı keserek tavamıza ilave ettik. Önce mantarı kendi suyu ile çatal batacak dereceye kadar pişirdik. Üzerine bir domates, birkaç yeşil biber ve yeşil soğan ile birkaç diş sarımsak ilave ettik.

Sonuç harika olmuştu. Bize de afiyetle yemek düştü. Hadi kalın sağlıcakla…


DOĞAYEN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın