ÇED Raporu Gerekli Değilmiş!!!

Giresun’un, Giresunlu’nun ve Giresun’u yönetenlerin artık bir karar vermesi lazım.

Neden ve niçin diye sormayın. Hepimiz bunu yıllardır konuşuyoruz ve halen de konuşmaya devam ediyoruz.

“BİZ NASIL, NE ŞEKİLDE KALKINACAĞIZ” diye. Hemen herkesin dilinde TURİZM ve FINDIK endüstrisi ile kalkınmamız gerektiği konuşuluyor. Yıllardır bu konuda benimde içinde olduğum aklı evvellerimiz toplanıyor konuşuyor ve dağılıyoruz.

Fındık ve Fındık endüstrisindeki elimizin ve kolumuzun bu sene kırıldığını Sayın Cumhurbaşkanımızın fındık fiyatını açıklamasından sonra bir firmanın 48+1 fiyat açıklaması ile anladım. Bunu da çeşitli defalar yazılarımda belirttim. Ama teşekkür etmem gereken bir kurum var. Tarımsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ki bu kurum butik fındık işleme tesislerine destek vermiş. Artık üretici bu tesisler sayesinde kendi fındığını işleyebiliyor ve satabiliyor. Fındığımıza kendimiz katmadeğer kattık. Ama burada da gördüğüm kadarı ile bir tekel oluşmuş. Her firmada kırma, kavurma ve ezme fiyatları aynı ve bana göre de yüksek. Ama bu tesis sahiplerinin kendilerine göre bir açıklamaları vardır. Onlara da bu ekonomik ortamda hak verebilirim.

Bu üretimin devamı butik çikolata üretimi ile gelmeli. Bu konuda adım atan Yağlıdere Kaymakamı ve Yağlıdereli kadınlarımızı örnek çalışmalarından dolayı kutlarım.

Gelelim TURİZM konusuna. Giresun bozulmamış gelenek ve görenekleri, coğrafyası, kültürü nedeniyle halen cazibe merkezi. Bu merkezlerden biri de DERELİ- AKSU VADİSİ. 

Konuya devam etmeden önce bir anımı anlatmak isterim. Bir zamanlar Dereli il genel meclisi üyemiz (isimlerini saklı tutacağım) beni aramış turizm komisyonu ile Dereli’yi gezeceklerini ve benden eşlik etmemi istemişti. Bende onlara eşlik etmiş. Maden köyündeki Meryemana Manastırını gezdirdikten sonra onlara genel olarak Dereli’nin turizm olanaklarından, Giresun turizmine olabilecek katkılarından bahsetmiştim. Konuşmama Dereli, Dereli diye devam edince bir il genel meclisi üyemiz; “Hocam HEP DERELİ DEME, GEL BUNU DEĞİŞTİRELİM ADINI AKSU VADİSİ KOYALIM” demişti. Bende “Ama Dereli işte” demiştim. Oda “Her yerde Dereli adı geçiyor. Haklısın. Ama Dereli ismini duyunca artık insanlar ön yargı ile bakıyor. Gerçekten Giresun’un Turizm yüzü DERELİ. Ama gel biz AKSU VADİSİ diyelim. İnsanları çokda kırmadan antipati yaratmadan çalışalım” demişti. Bizde öyle yapmış. Ondan sonraki çalışmalarda hep AKSU VADİSİ tabirini kullanmış idim.

Gelelim AKSU VADİSİ’ne.

Ben her zaman “TANRININ O VADİYİ ÖZEL YARATTIĞINA” inanmışımdır ve her yerde söylerim.

Bir kısmınınız atma ÖĞRETMENİM dediğinizi duyar gibiyim. Ama biraz sabırla bekleyiniz.

Aksu Vadisi adını Karagöl dağlarından doğup Giresun adasının karşısından denize dökülen AKSU dereisinden alır. Ada binlerce yılllık efsane ve gelenekleri ile hala yaşayan ve yaşatılan bir yerdir. Aksu suyunun rengi ve akmış olduğu güzergahta yaşanmışlıkları ile onlarca masalsı hikayelere, şiirlere, türkülere ve efsanelere kaynaklık etmiştir.

İkimi ve coğrafyasına gelince. Vadiye coğrafyanın vermiş olduğu şekiller nedeniyle görmesini bilene muhteşem manzaralar, tabiat parkları, yaylaları, gölleri, balıkları, bir birinden güzel su ve maden suyu kaynakları, yemekleri ile ile bir yer yüzü cennetidir. Bu vadi binlerce tür bitki, yüzlerce hayvan, böcek ve balığa yüzlerce asırdır yıl yurt olmuştur.

Atma ÖĞRETMENİM diyenler için birkaç örnek vereyim.  AKSU VADİSİ’nde 700 türün üzerinde bir yıllık çiçek fotoğrafladım ki bu sayıya ağaçlar ve çalılar, eğrelti otları dahil değil. Bu vadide 70 türün üzerinde kelebek fotoğrafladım. Bu vadide 200 türün üzerinde mantar fotoğrafladım. Hele 4 mantar türü varki AVRUPA’nın en aranan ve en kaliteli mantarı. Bu vadide benim çocukluğumda deresinde en az 10 türün üzerinde balık vardı. Biz bu balıkları HES’lere kurban verdik.

Gelelim tarihine ki bu vadide 19 tane kemer köprü, 2 kale, bir manastır ve onlarca kilise ile buraların TÜRKLER tarafından iskanına kadar geriye giden ocaklar, camiler ve yatırlarımız var. Hatta belki tarihi 500 yılı bulan su değirmenlerimiz var. Burası tarihçilerin alanı. Ben her zaman şunu söylerim. Bu vadide araştırılacak çok konu var.

Konu biraz uzadı. Ama kusura kalmayın. Bunları yazmadan da olmaz size anlatmak istediklerim eksik kalırdı.

Gelelim konumuza. Bir aklı evvel “ÇED RAPORUNA GEREK YOKTUR” demiş. Neden mi  AKSU VADİSİ’nde bulunan Dereli- Bahçeli Mahallesi, Yıldız Köyü ve Yeşiltepe Köyünü kapsayan alanda yapılacak maden çalışması için.

“Bre gardaşım” diye söze başlamak istiyorum. Alanı gezdiniz mi? Kime danıştınızda da bu raporu yazdınız ve birilerinin cebine girecek üç kuruş için o bölgede yaşayan kurdu-kuşu, börtü- böcekleri, insanların yaşam alanlarını yok ediyorsunuz.

Ben size o bölgeden bahsedeyim. O bölgede derin vadiler vardır. Kuru obuzlar vardır. Ama o kuru obuzlar baharda coşar, dere olur. O bölge DEVLETİMİZİN koruma altına aldığı zarar verenleri ağır ceza mahkemelerinde yargıladığı karacaların ve ayıların yaşam alanıdır. Gittin gördün mü? Oradaki vaşaklar, kurtlar, tilkiler, çakallar, onlarca tür kuş, yüzlerce bitki hele o orkidelere nasıl kıydınız? Nasıl kıyacaksınız?

ÖĞRETMENİM buraları nereden biliyorsunuz diye sorar gibisiniz. Ben YEŞİLTEPE köyünde 3 yıl görev yaptım. Her gün okulun kapısından gürgenliğe geçen karaca ailesini seyrettim. Bir erkek, iki dişi, bir yavru karaca ailesini. Derelerinde alabalık tuttum. Ormalarında kestane, ham taflan, ıhlamur, çayırlarında kekik topladım. GARDAŞIM.

Bu madenin atıklarını nereye dökeceksiniz. Dereli’ye bir yıkım daha mı vermeye çalışıyorsunuz. Yıllar önce bir kaymakam Akkaya köyünden Kulakkaya yaylasına bağlanan Deregözü yolu için “ BURADAN TURİZM YOLU OLMAZ” demişti. Haklıymış yol yapacağız diye derelere doldurduğumuz molozlar DERELİ’yi yıktı. Döktüğünüz o molozlar kuru obuzlardan akacak. Yine mi yıkacaksınız DERELİ’yi.

Turizmden bahsediyorsunuz. Giresun’umuzun KULAKKAYA Yaylasına iki tane taş ocağının içinden geçiyorsunuz. İçinize siniyor mu?

Kümbete giderken de bu kepazeliği mi göstereceğiz TURİSTLERE.

Daha söylenecek, yazılacak çok şey varda.

Nedim daha kalın sağlıcakla.


DOĞAYEN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın