Bugünkü konumuz dünyanın en kötü yemekleri arasında seçilen kapuska ile beyaz lahana, top pancar, kelem adıyla tanıdığımız lahana.
Lahananin gecmişi mitolojik dönemlere dek uzanan bir sebzedir. Yunan mitolojisinde kendine yer edinir. Şarap Tanrısı Dionisos kendisi ile uğraşan ve şarap bağlarına zarar veren kral Lycurgus’un aklını alır. Deliren kral Lycurgus asmaları kesiyorum diye oğlunu keser. Kendine geldiğinde oğlunu kestiğini anlayan kral ağlamaya başlar. İşte bu gözyaşlarının düştüğü yerlerde lahanalar bittigine inanılır.
Roma mitolojisinde de yer bulmustur lahana. Yine bir anlatıya göre Tanrı Zeus gaipten gelen iki zıt haberi çözmeye uğraşırken o kadar zorlanmış ve terlemiş ki toprağa düşen terlerden lahanalar oluşmuş.

Osmanlıda da adına şiir yazılacak kadar değerlidir aslinda. Şair ve bestekâr III. Selim’in, Lahanacılara ve lahanaya duyduğu sevgiyi ifade eden dizilerde yeri alır lahana.
“Kış mevsiminde çıkar ortaya lahana.
Gerçi biçimce Keykavus’ un topuzuna benzer,
Can verir insana, çünkü taze gül yaprağı gibidir lahana.
Dizilmez yüz bin, bir ipliğe bamya gibi,
Arslandır o, arabayla gezer sanki lahana.
Hiçbir zevk ve mutluluk olmazmış onsuz,
Olur mu helva söyleşileri, olmazsa eğer lahana.
Layıktır, ona İhami, ne türlü övgüler yazsa,
Lahanacığım, lahanacığım, lahanacığım, lahana.”
Lahana, genel sağlık ve iyi yaşam için önemli besin maddeleriyle doludur. Bağışıklık sistemini destekleyen ve sağlıklı cildi teşvik eden mükemmel bir C vitamini kaynağıdır. Aynı zamanda kan pıhtılaşması ve kemik sağlığı için hayati önem taşıyan K vitamini içerir. Sindirim sağlığını destekleyerek, yüksek lif içeriği bağırsak sağlığını iyileştirir ve kabızlığı önler. Yüksek C vitamini seviyeleri bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu enfeksiyonlara karşı korur. Doğal anti-enflamatuar bileşenler içerir ve kronik hastalık riskini azaltabilir. İçerdiği potasyum, kan basıncını düzenleyerek kalp ve damar sağlığını destekler. Düşük kalorili ve lif açısından zengin olması nedeniyle kilo kontrolüne yardımcı olur.

Her nekadar kötü bir şöhrete sahip olsa da dünyanın en fazla üretilen ve tüketilen sebzesi aslında. Dünya Gıda ve Tarım Örgutü verilerine göre Çin Halk Cumhuriyeti, yılda 35.092.621,83 ton üretim ile dünyanın en büyük lahana üreticisidir. Hindistan 9.560.000 ton yıllık üretimiyle ikinci sırada geliyor.Güney Kore, yılda 2.473.171,11 ton üretimle üçüncü büyük lahana üreticisidir.860.123 ton üretimiyle Türkiye 11 olarak sıralanmıştır.
Ülkelere göre çok farklı tüketimi olmasına rağmen dolma, salata ve turşuların baş tacıdır bizde lahana. Çok uzatmadan gelelim konumuza. Bizim Alucra kalemine. Uzun zamandır bilirim. Zaman zaman turşusunu kurmak için çok sipariş verdim Alucra’dan. Kendine has aroması, tadı ve şekil yapısı ile özeldir Alucra kalemi. Bilen mutlaka alır.
Neden bu konuya geldik. Ordu’da bir haber çıktı. Geçen yıl. Ordu Yayla Pancarı Turşusu/ Ordu Dürme Turşusu adı altında coğrafi işaret alınmış. Degerliki coğrafi işareti alınmış. Aklına gelenleri tebrik etmek lazım. Bizim niye aklımıza gelmez diye sordum kendi kendime.
Geçen bir haber okudum. Alucra kaymakamı bir çalışma başlatmış. Coğrafi işaret için. Tebrik ederim. İnşallah sonuçlanır. Bizim kelem de hakkettiği değeri kazanır.
Ha birde araştırırken küçük bir bilgiye ulaştım. Araştırmacılara konu olur belki. Birisi Bulgar Kelemi ifadesi kullandı. Acaba dedim. Bulgaristan’a mı? Geldi. Orada var mı? Dedim. Var sanki.

Nasıl gelmiş olabilir. İki Bulgar göçü olmuş bu taraflara. Biri Bizans İmparatorluğu zamanında diğeri Osmanlı Rus harbinde. Hadi Alucra kelemine bir de tarih yazalım.
Sözü fazla uzatmadan. Başta Alucra Kaymakamını canı gönülden kutlarım. Ahlat unu, Ahlat ekmeği, Alıç sirkesi ve Alucra şerbeti içinde bir çalışma bekleriz. Ha birde duydum ki Alucra’da her köyün bir ekmek şekli varmış. Ona da bir el uzatın.
Hadi kalın sağlıcakla.
DOĞAYEN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
