Yabani Kereviz

Sarımsı parlak yeşil yaprakları ve sarı çiçekleri ile her zaman karşıma çıkar. Giresun’da da hemen hemen serin ve rutubetli yerlerde bulunur.

Ne? Diye sorar gibisiniz. Tabi yabani kerevizden bahsediyorum. Sahil boyu her yerde var hemen hemen. Ama benim en sevdiğim yer, Güre deresi kenarı. Biraz lağım koksa da.

Yürümek hoşuma gider orada. Yolun sağı ve solu yabani kereviz bahçesi gibidir.

Giresun’da tanıyor mu? Mutfak kültüründe var mı? Hiç denk gelmedim.

Ama benzerleri olan melek otu ve mendek tüketiliyor Giresun’da. Melek otuna Dereli’nin Kızıltaş köyünde sap kısmını yediklerini duymuştum. Mendek ise çorbası ve diblesi ile meşhur zaten Giresun’da.

Biz gelelim yabani kerevize. Nasıl tüketilir, neye faydalıdır konusunda konuşalım.

Yaprakları ve sapları çorbalarda, salatalarda veya aromatik bir ot olarak yemeklerde kullanılır. Bazı bölgelerde “deli kereviz” adıyla da anılır ve zeytinyağlı yemekleri veya kavurması yapılır.

Bakalım mı içeriğinde neler varmış? Bakalım bakalım. A,C ve K vitaminleri, Folat, potasyum, mangan bulunur içeriğinde. Faydaları ise saymak ile bitmiyor.

Vücuttaki fazla suyun ve tuzun atılmasına yardımcı olur. Bu özelliğiyle şişkinliği azaltır ve böbreklerin çalışmasını destekler.

İçeriğindeki fitalidlersayesinde damar duvarlarını gevşeterek kan akışını rahatlatır, bu da yüksek tansiyonun düşürülmesine yardımcı olabilir.

Eklem ağrıları, romatizma ve gut gibi iltihaplı durumların etkilerini hafifletmede etkilidir.

Yüksek lif içeriği sayesinde sindirim sistemini düzenler ve mide asidini dengeleyerek mide yanmalarına iyi gelebilir.

Karaciğerdeki yağlanmayı azaltmaya ve detoks sürecine yardımcı olan enzimlerin üretimini destekler.

Hücreleri serbest radikallere karşı korur, bu da genel bağışıklığı artırır ve yaşlanma etkilerini geciktirir.

Tarihe bir bakalım şimdi de. Tarihte nasıl bir yer edinmiş kendine. Mitolojik tarihte.

Archemorus (asıl adıyla Opheltes), Yunan mitolojisinde trajik bir ölümü temsil eden ve Nemea Oyunları‘nın kurulmasına vesile olan bebek prenstir.Nemea Kralı Lycurgus’un oğludur. Kahinler, bebek yere değmediği sürece hayatta kalacağını söylemiştir.

Dadısı Hypsipyle, yedi komutanın (Thebai’ye Karşı Yediler) susuzluğunu gidermek için onlara su kaynağı gösterirken bebeği bir anlığına yabani kereviz yatağının üzerine bırakır. O sırada dev bir yılan bebeği boğarak öldürür.

Amphiaraus adlı kahin, bu ölümü yaklaşan felaketin bir işareti olarak görür ve bebeğin adını “felaketin başlangıcı” anlamına gelen Archemorus olarak değiştirir.

Yedi komutan, bebeğin anısına cenaze töreni düzenler ve atletizm yarışmaları başlatır. Bu yüzden bu oyunlarda kazananlara yasın ve Archemorus’un üzerine bırakıldığı bitkinin simgesi olarak yabani kerevizden taçlar verilir.

Homeros’un destanlarında, Truva Savaşı sırasında atların Troas ovalarındaki yabani kerevizlerle beslendiği anlatılır. Bu, bitkinin hem yabaniliği hem de o dönemdeki yaygınlığına bir göndermedir aslında.

Nedim.

Ot deyip geçmeyin.

Tanıyın, değerini bilin.


DOĞAYEN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın