Sahilde yürürken gördüm, koyu yeşil, uzun, kenarları testere dişine benzeyen yaprakları. Sanki üzerinde minik diken ve tüyler var gibi. Ama koparınca yumuşacık bir yapısı vardı Sığır dilinin. Adı da tam oturmuş aslında sığırların dili gibi uzun ince bir yapısı var.

Kolaylıkla Hindiba ile karıştırılabilir. Ama sığır dili yaprakları parçalı değil. Bunun çiçeği ise parlak mavidir.
Genç sürgünleri ve yaprakları haşlanarak veya kavrularak ıspanak gibi tüketilebilir ya da salatalara eklenebilir.
Geleneksel olarak yılan sokmalarına karşı ve konuşma bozukluklarının (kekemelik gibi) tedavisinde kullanılmıştır.
Yunan mitolojisinde Homeros’un Odysseiadestanında bahsettiği, içenlerin kederini unutturan sihirli Nepenthe ilacının ana bileşenlerinden birinin sığır dili otu (veya onunla akraba olan hodan) olduğunu öne sürer. Truvalı Helen’in misafirlerine sunduğu bu karışımın, zihindeki tüm acıları sildiği ve derin bir huzur verdiği anlatılır.
Geleneksel tıpta “keder giderici” olarak bilinir. Stres, kaygı ve hafif depresyon belirtilerini hafifletmeye yardımcı olur.
Mitolojik anlatılarda olduğu gibi, kafa karışıklığını gidermeye ve odaklanmayı artırmaya yardımcı olduğu düşünülür.
Akciğerlerdeki bronşları temizlemeye yardımcı olur.
Özellikle kuru öksürük ve boğaz tahrişine karşı yumuşatıcı bir etkisi vardır.
İçerdiği bileşenler sayesinde ciltteki kızarıklık ve şişlikleri dindirir.
Lapası yapılıp dışarıdan uygulandığında çıban, sivilce ve deri döküntülerinin daha hızlı iyileşmesini sağlar.
Vücuttaki ödemin atılmasına ve böbreklerin temizlenmesine katkıda bulunur.
Terletici özelliği sayesinde vücut ısısını dengeler ve toksinlerin atılmasını kolaylaştırır.
Kanı toksinlerden arındırıcı ve genel vücut direncini artırıcı bir tonik gibi çalıştığına inanılır.

Nedim.
Ot deyip geçmeyin, kıymetini bilin. Zaman zaman deneyin.
Aşırıya da kaçmayın.
DOĞAYEN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
