Mantar sezonu başladı Giresun’da. Şebinkarahisar gibi iç bölgelerde Kuzugöbeği ve Çaşır mantarı mevsimi. Sahil kesimlerde de ağaç mantarları başladı büyümeye.
Konu mantar olunca ortak dostluklar oluşuyor. Sosyal medyadan arkadaşım uğradı yanıma. Mantar ile ilgili bilgimiz olması nedeniyle yanıma uğradı. Dr. Ömer YAĞLIDERE. Çayımızı içerken fotoğraftan, fotoğrafçılıktan, Giresun’da doğa fotoğrafçılığı üzerine konuştuk biraz. Kendi çabaları ile bastırdığı İpekböceğinin Öyküsü kitabını hediye etti birde. Sosyal medyadan takip ederdim. Hakkında da hep iyi şeyler duymuştum. Fotoğrafçılık konusunda engin bilgelere sahip olduğunu ve bir müze açacak kadar materyale sahipmiş meğer. Giresun’da fotoğraf ve fotoğrafçılık konusunda bilgi ve deneyimlerinden faydalanılması gerektiğini düşünüyorum.

Ama biz mantar için buluştuğumuz için konumuz mantardı. Sohbetimiz mantara döndü. Giresun’da mantarı konuştuk. Yanımıza bilgilerinden faydalanmak için Metin KOÇ’u davet ettik. Kırmadı bizi. Mantarlık alanları, nerede, ne zaman, ne yetişiri konuştuk beraber.

Konu Giresunlu’nun Kiraz mantarına, Et mantarına geldi. Kiraz, armut, erik, kestane ağaçlarında yetişen ve tam zamanı olan Kükürt mantarını nasıl buluruz üzerine döndü sohbet. Aklıma Kadir AKSOY geldi hemencecik. Kadir arkadaşı aradım. Sosyal medyadan genç bir arkadaşım. Kendisi merkez İnişdibi köyünde oturuyor. Mantar ve meyve mevsimlerinde her zaman fotoğraflar paylaşır. İyi de bir mantarcı aslında. “Hocam size haber veririm” deyince mutlu olduk.
Ayrıldık sonra. Kadir’in aramasını bekliyoruz Ömer hoca ve ben. Bir hafta sonra bir telefon geldi.
Kadir aradı. “Hocam gelin” dedi. Mantarı merak eden, yaşam ortamını merak eden Ömer hocamı aradım. O da hızır gibi geldi. Düştük Batlama vadisinden İnişdibi köyü yoluna. Kadir’le buluştuk köyde. Biz hazırlık yaparken, “Bu kadar hazırlığa gerek yok hocam. Mantar daha şu ağaçta” dedi.



Ömer hoca önde biz arkada ağaca vardık. Ağacın kovuğuna saklanmışlar mübarekler. Sepeti aldı eline, Ömer hoca heyecanlı heyecanlı hem fotoğraf çekiyor, hem video. Ara derede “Hocam beni videoya çek” diyor. Topladık mantarları. İzin istedik Kadir’den döndük. Paylaştık az da olsa mantarları. O eşini bekleyecek yemek için.
Ben ise pişirdim akşam. Daha önce de yemiştim bu mantardan. Ama garip bir tadı vardı. Ama bunun tadı enfesti. Anladım ki bu mantar daha körpe iken toplanacak ve pişirilecek. Akşam yedik çoluk ve çocukla.
Hanım sordu: ”Zekeriya zehirlenmeyelim” diye.
Ben de: “Daha senden bıkmadım.” Dedim. Şakayla karışık.
Hadi bize afiyet olsun.
Nasıl Pişirdim.
Yarım kilograma yakın mantar.
Bir baş soğan.
Bir adet yeliş biber.
Bir adet domates.
Göz kararı tuz.
Göz kararı tereyağı.



Soğanı doğrayıp, tavaya aldım. Biraz kavurduktan sonra mantarları ilave ettim. Yüksek ateşte pişmeye bıraktım. Mantar yumuşayınca üzerin üzerine domates ve biberi ilave ettim. Domates eriyince ocaktan aldım.


Sakın baharat kullanmayın derim. Çünkü baharat mantarın tadını almanıza engel olur.
DOĞAYEN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
