Üzüm, Keçimemesi

Siz Giresun’u sadece Fındığın Başkenti, Kirazın Anavatanı mı olarak biliyorsun? Öyle ise eksik biliyorsunuz.

Giresun Tombul (Yağlı) fındığı ile fındığın başkentidir. Çünkü Tombul fındığı nereye götürürseniz götürün Giresun’da olgunlaşan fındık kadar lezzetini alamazsınız.

Giresun kirazın anavatanıdır. Belki bir çoğunuz bu konuyu eleştireceksiniz. Ne kadar kira yetiştiğini soracak, memleketinizdeki kiraz üretiminden örnek vereceksiniz. Ama ben size kaç tür kirazınız olduğunu sorduğumda bir kaç isim vereceksiniz. Giresun’da ve Giresunluya sorarsanız, cevap farklı olacaktır. Bu konu ile ilgili Kiraz Ahmet makalemi lütfen okuyunuz.

Gelelim taflana. Kırmızısını mı istersiniz? Siyahını mı? Beyazını mı? Erken olanını mı? Geç olanını mı? Bizde seçenek çok. Fındık Araştırma Enstitüsüne uğrayı 81 farklı çeşidine şahitlik edin. Kimi Trabzon yemişi der. Kimi Karayemiş der. Biz Taflan deriz. Taze tüketiriz. Tuzlarız, soğanla kavururuz tüketiriz. Pirinçle diblesini yaparız. Pekmezini yapar, şeker hastalarına tavsiye ederiz. Reçel yapar kahvaltılık olarak tüketiriz. Ha birilerinin şarap yapmak için denemişliği de vardı hani. İşte bizim için Taflan bu kadar kıymetli ve değerli.

Gelelim konumuza. Üzüme.

Beyaz Kokulu Üzüm

Başlamadan önce sitemdeki makalelerim başlığı altındaki Giresun’da Şarap Kültürü makalemi okumanızı tavsiye ederim. Okuduktan sonra bu yazımı okursanız, yıllardır verdiğim çabanın ne kadar değerli olduğunu göreceksiniz.

Araştırma yapan var mı? Diye biraz yokladım. Karşıma Trakya Bağcılık Araştırma Enstitisü çıktı. Giresun’da çalışma yapmışlar. Yerel üzümlerin genetik kaynaklarını korumak için toplamışlar. Giresun’dan da dört türü belirlemişler. Kayıt altına almışlar.

Linki paylaşıyorum. Merak eden bakabilir. https://arastirma.tarimorman.gov.tr/bagcilik/Link/6/Asma-Genetik-Kaynaklari

Giresun ile ilgili tespitlerin fotoğraflarını paylaşıyorum sizinle.

Ama araştırma eksik kalmış sanki. Benim araştırmalarıma göre sayı biraz daha fazla. Çok fazla kişi ile görüşemedim ama. Tespit ettiğim çeşitleri yazayım size.

Boz üzüm,

Kendir üzümü,

Pekmez üzümü,

Gara üzüm,

Kokulu üzüm,

Kızıl üzüm,

Kuş üzümü,

Karaparmak üzümü,

Çavuş üzümü,

Kış garası,

Kış beyazı olarak sayabilirim.

Tabi bunlar araştırmaya muhtaç. Aynı üzümün ismi farklı yerlerde farklı isimle söylenebiliyor. Bu isimleri çok değil üç kişiden öğrendim. Biri Bulancak ilçesinde, biri merkez Kayadibi’nde ve biri de Batlama vadisinde otuyor.

Üzüm merakım Giresun Dereli ilçesinde başladı. Çocukluğumda duyardım. Büyükler anlatırdı. Bizim yaylada Eşşek meydanı denen büyük bir düzlük alan vardı. Orada üzüm yetişirmiş eskiden. Orada duran aileler bir sabah kalkmış, at kemresinin üzerinde kırağıyı görünce, burada daha durulmaz diye terk etmişler. İşte o aileler üzüm yetiştirirlermiş orada. Çocukken bunları duyduk. Büyüyünce gerçekliğimin peşine düştük.

Çobanlara sordum. Eşşek meydanında teveklerini gördüm diyen oldu.

Göktepe’de koyun güderken yeşerdiğini gördüğünü söyleyen oldu.

Kabaçakıl’da babaannem yemiş diyen oldu.

Çobanlık yaparken Ağmaşat granında gördüm diyen oldu.

Rahmetli Aksu köyü muhtarı Karagöl bölgesinde çobanlar zaman zaman yeşermiş tevekler gördüklerini söylemişti.

Bir arkadaşım annesinin söylemine göre Yassıalan yaylasının altındaki ormanda eskiden kurumuş üzüm teveklerini odun olarak yaktıklarını söylediğini iletti.

Bu kadar söylem yalan olamazdı. Ama somut bir delile de ulaşamadım. Denemek için yaylaya diktim. Erzincan Cimin üzümü diktim. Hiç kurumadı. Meyve vermedi. Kokulu üzüm diktim yavaş yavaş gelişiyor. Bir kere meyve gösterdi.

Giresun’da şarap kültürü ile makalemi yazar iken milattan önce 400’lere kadar uzanan bir kültür gördüm. Hele o zaman yaşayan Mosineiko halkı ile ilgili kayıtlara milattan önce 1350’lili yıllara kadar gittiğini görünce anladımki üzüm ve şarap Giresun’un kadim ürünü. Anlayacağınız Giresun’da 3500 yıllık bir üzüm ve şarap kültürü var.

İlginç olan ise şarabın tadının hiç değişmemesi. Milattan önce tadan kekremsi ve sert demiş, 1800’lü yıllarda tadan aynısını söylemiş. Ya aynı üzüm ya da aynı üretim metodu. Ve renk harika bir siyah üzüm şarabı. Öyleki rengi dolayısıyla da ünlü.

Araştırmada Görele, Tirebolu, Giresun Merkez ve Bulancak ön planda çıkıyor. Tirebolu’da modern bağcılık denenmiş Osmanlı zamanında.

Görelenin KEÇİMEMESİ üzümü övülmüş. Şarabı methedilmiş.

Bulancak’ın şarabının kalitesi hakkında mehdiyeler düzülmüş.

Ama Giresun merkezde üretilenlerin kekremsi ve sertliğinden bahsedilmiş. Yunanlılar bu şarap için su katıldığında lezzetleniyordu ifadesini kullanmış.

Bizimki merak ya. Göreleye takıldık. Keçimemesi üzümüne takıldık. Google araması yaptık. Çıkmadı. Bizde düştük peşine. Haber saldık Göreleli tanıdıklara. Olmadı. Bilen çıkmadı. Üzüldük. Ama vaz geçmedik.

Emekli öğretmen Yaşar KÜÇÜK ile tanıştık. Hüseyin BÜYÜKGÖZE tanıştırdı. Yaşar öğretmen bizi Tirebolu Bada’da bulunan evine davet etti. Gittik.

Bahçeden girer girmez meyve ağaçları dikkatimi çekti. Üzüm teveklerini ve üzerindeki üzümleri görünce şaşırdım. Renkleri, boyutları, salkım çeşitleri birbirinden farklı idi. Hemen aklıma geldi Keçimemesi üzümü. Yaşar öğretmen duymadım dedi. Ama varsa ben bulurum dedi. Üzümleri konuştuk. Görele’de yemeklerimizi yedik ayrıldık.

Yaşar öğretmen aramış Hüseyin’i. Buldum. Haber ver. 3-4 çelik de yaptım diye. Şimdi ziyarete gideceğiz. Kimden almış, hikayesini yazacağız.

Hadi bize kolay gelsin.

Vaz geçmiş gibiydim. Üzüm asmalarını aramaktan.

Üstüme vazife mi? Acaba.

Diye. Sorguluyorum bazen.

Nedim.

Sıra geldi.

Ağcalı düzü asmasına,

Kırkharman asmasına,

Eşşek meydanı asmasına,

Karagöl asmasına.


DOĞAYEN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın